|
"En iyi integrasyon, asimilasyondur" diyen bir Alman İçişleri Bakanı’nın ülkesinde, Köln kentinde Türkiye'nin Başbakanı, "asimilasyon, en büyük insanlık suçudur” deyince
Alman siyasiler mikrofonlara, basın adamları kalemlerine sarıldılar; hedefi ve anlamı gayet açık olan bu cümlenin şurasından burasından eğip bükmeğe, suçüstü yakalanmanın telâşıyla “borderline” türü davranış bozuklukları sergilediler; ancak Sayın Başbakan'ın bu sözü, Almanya'nın bu ülkedeki Türk varlığına bakışı, niyetlerini kavrayışı ve elbette zamanlaması itibariyle "cuk" oturmuştu; ne tevile ihtiyacı vardı ne de yoruma. bu söylemi “integrasyon karşıtı” biçiminde lanse etmeğe kalkışanlar, Başbakan’ın aynı konuşmasında "sadece yaşadığınız ülkenin dilini değil, onunla birlikte diğer birkaç yabancı dili de en iyi biçimde öğrenin” veya "içinde yaşadığınız toplumların sosyal, siyasal ve ekonomik hayatına en aktif biçimde katılın” çağrılarını görmezlikten gelmenin kendilerini devekuşuna çevirdiğini, Türk Başbakanı’nın sözlerinde karşı çıkamayacakları kadar akılcı bir integrasyon tanımlamasının yer aldığını farkedince işin içinden "Arena’da Seçim Konuşması” yakıştırmasıyla sıyrılmağa kalkıştılar; ne var ki çabaladıkça daha gülünç duruma düştüler. Oysa Türklerin Alman toplumuna uyum sağlayabilmeleri için bu güne kadar yeterli hiçbir girişimde bulunmadıklarını kabul ederek meseleye sosyolojik mantıkla yaklaşsaydılar, ikinci sınıf insan muamelesi görmekten, "Kristalnacht" türü yangınlara kurban vermekten bıkmış, bu ülkeye aidiyat duyguları iyice körelmiş Türk toplumunu birlikte üretme ve yaşama istemiyle yeniden motive etmeleri mümkün olabilirdi. Bunu yapmadıkları gibi integrasyon kavramının beyin kıvrımları arasındaki çözümlemesinin "eritme arzusu" olduğunu Türk Başbakanı’nın öğretim dili Türkçe olan liseler açma teklifini topyekün “nein’layarak” göstermiş oldular; oysa Almanya kendi dilini Goethe enstütilerini etkili biçimde yaygınlaştırarak dünyanın dört bir tarafında Almanya’nın ekonomik ve siyasal ağırlığını artırabilmek için helinden geleni ardına koymamakta, "Dış-Kültür Politikası" uygulamalarını "Almanya'nın 3. Direği" olarak nitelemekte ve bu anlayışla yürütmektedir.
İşin ilginç yanı, Alman tarafının özellikle Türk liseleri kurulması düşüncesine karşı çıkarken ortaya koydukları gerekçelerinin gene Türklere yönelik "apartheit" kokusu yaymasıdır. Hristiyan-Sosyal Birlik Partisi'nin (CSU) Genel Başkanı Erwin Huber"in "Bu uyum için zehirdir, getolaşmaya ve Almanya içinde bir küçük Türkiye oluşmasına yol açar” sözleriyle özellikle bir önceki genel başkanları Edmund Stoiber’in her zaman ve zeminde Türkiye ve Türk karşıtlığına kilitlenme geleneğini sürdürmesi, bu partinin henüz ortaçağ kliseninin "Türkler geliyor!" öcüsüyle Avrupa halklarını avuç içinde tutma skolastiğinden kurtulamadığının göstergesidir. FDP genel sekreteri Dirk Niebel, galiba eğitim kurumları ile askerî üslerin işleyiş yöntem ve muhtevalarını biribirine karıştırıyor olmalı ki, prensipte Türkçe eğitim veren okullara karşı olmadıklarını, ancak bunların Alman makamlarının denetiminde olmaları gerektiğini söylüyor. Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schäuble ise konumu gereği „bu Türkçe işi de nerden çıktı“ diyemediği için, lâstikli bir cümleyle Almanya’daki Türklerin çocuklarının Almanca öğrenmesi için daha fazla gayret göstermeleri gerektiğini söylüyor.
Bu sayınlar, eğer gerçekten konunun öbür ucunda „Türkler“ olduğu için değil de eğitim biliminin, yabancılar sosyolojisinin sonuçları itibariyle böyle konuşuyorlarsa, bu alandaki bilgi birikimleri acınacak durumda demektir; bu ülke kendilerinin ve bu ülkenin konuyla ödevli kurumları bulunduğuna göre önce kaleme ya da mikrofona abanmadan küçük bir araştırma yapmaları gerekmez miydi? Yok eğer ülkelerinin egemenlik haklarının zedeleneceği düşüncesindeyseler uluslarası hukukun „karşılıklılık ve emsâl“ prensiplerini göz önünde bulundurmaları gerekmez miydi?
Bazı Türkiye kökenli politikacı ve STK mensubu kişilerin konuya yaklaşım biçimleri ise, düşünce yapılarının âdeta yılgınlık ya da beyin tutulması sendromundan muzdarip olduğunu haykırıyor; oysa toplum önderliği iddiasında bulunan bu kişiler de Alman yandaşları gibi, yabancısı oldukları bu tür konularda görüş belirtmeden önce uzmanların meselâ „iki dilli büyüme/ iki dilli eğitim“ hakkındaki fikirlerini alma ya da en azından yazdıklarını okuma zahmetine katlanmalıdırla; hatta onlar, o ki, seçim dönemlerinde Türk kökenli seçmenlerden de medet ummaktadırlar, öyleyse kökendaşlarının geleceğinin söz konusu olduğu durumlarda Alman düşüncedaşlarından biraz daha fazla çaba sarfetmelidirler.
"Bizdenliklerdeki" mantık düşmesini göstermesi bakımından SPD’nin Federal Meclis Milletvekili ve bu partinin İslâm politikaları sözcüsü Lale Akgün'ün "Ben çocukların bedenen burada, fikren ve ruhen ise Türkiye’de olmalarını istemiyorum” deyişinin "en iyi integrasyon, asimilasyondur," mantığından farklı bir tarafı mı var? Dil fikrin de, ruhun da yuvasıdır; bir dili, o dille rüyâ görecek biçimde özümsemiş bir insan artık o dile ruh veren kültürün ait olduğu toplumun kimliğinde erimiş bir bireydir. Bir diğer "bizdenlik" örneği de Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat'ın mantığında beliriyor; bu arkadaş, bir kriminal-sosyolog edasıyla „bu öğretmenler Türkiye’deki çocukların eğitimi için eğitim görmüşlerdir, Almanya’daki çocukların eğitimi için değil” çıkışıyla Amerikan’ın İngiltere’den bağımsızlığını haykıran koloni önderleriyle benzeştiğini bile farkedemiyor.
Eğer Türk futbol takımlarını çalıştıran yabancı antrenörler, yıllarca "gitmesek de, gelmesek de o köy bizim köyümüzdür" şarkısıyla yetiştirildikleri için oradaysalar, diyecek bir şeyim yok!
Bu noktada aklıma takılan bir başka soru da, A’dan Z’ye bütün kontracıların Almanya’da yıllardır faaliyet gösteren ve her yıl bir yenisi açılan Yunan liselerine, hatta ilk ve anaokullarına aynı gerekçelerle neden karşı çıkmadılar da Türkçe liseler söz konusu olunca neden ayağa kalktıkları. Eğer Almanya’daki Yunan liselerinde ders veren Yunanistan'da eğitim almış öğretmenler Türk öğretmenler gibi değiller ya da Yunan çocukları fikir ve ruh olarak birer Alman gibi dünyaya gelirler mantığından hareket ediliyorsa, doğrusu böyle düşünenlerin şahsında üniversitelerin antropoloji ve psikiyatri bölümleri mükemmel birer sosyal-laboratuvar deneğine kavuşacak demektirler. Umarım ki, bu sakat mantıktan hareket eden bir savcı çıkıp „Yunanlı -zalim ana ve babaların- çocuklarını ruhen ve fikren Yunanistan’a sürgün edişlerini“ dava konusu etmez.
(EK: Yukarıda isimlerini de verdiğim her türden kişiler ve bu yazıyı okuyanlar arasında Almanya’da Yunan liseleri bulunduğundan habersiz olanlar ya da benim yeni bir "Türk-Yunan Anlaşmazlığı“ yaratmak için gerçek olmayan bir iddiada bulunduğumu düşünenler çıkabilir; bu yüzden, Yunanistan ve Almanya arasında yapılan bir anlaşma ile yönetim ve denetimleri bölgelerindeki Yunanistan konsolosluklarına ait olan ve denklikleri "abitür" statüsü içeren Yunan liselerinden ve ilk ve anaokullarından belirleyebildiklerimin adresini burada yazmayı da boynumun borcu sayıyor ve yukarıda adı geçen bilumum zevata armağan ediyorum.
Sözlük:
Griechisch: Yunan, Yunanca; Kindergarten: anaokulu; Grundschule: ilkokul; Realschule: ortaokul; Lyzeum, gymnasium: lise.)
|
Griechische Ergänzungsschule
Essener Str. 1
40476 Düsseldorf
|
Griechische Realschule
Goethestr. 20
44147 Dortmund
|
|
Griechisches Goetheschule
Schulstr. 15
45699 Herten
|
Griechisches Lyzeum Köln
Aachener Str. 443
50933 Köln
|
|
Griechisches Gymnasium Köln
Aachener Str. 443
50933 Köln
|
Griechisches Lyzeum
Sedanstr. 18
58507 Lüdenscheid
|
|
Griechisches Lyzeum
Kolpingstr. 4
63739 Aschaffenburg
|
Griechisches Lyzeum (Hedlf)
Hedelfinger Str. 163
70329 Stuttgart
|
|
Griechisches Lyzeum
Gerhart-Hauptmann-Str. 7
71229 Leonberg
|
Griechisches Lyzeum in Neustadt
Ringstr. 24
71336 Waiblingen
|
|
Griechisches Lyzeum
Königsallee 57
71638 Ludwigsburg
|
Griechisches Lyzeum
Martin-Luther-King-Str. 26
73037 Göppingen
|
|
Griechische Schule u. Gymnasium
Schulstr. 13
74653 Künzelsau
|
Griechisches Lyzeum
Beethovenstr. 10
89537 Giengen
|
|
Griechisches Lyzeum
Glogauer Str. 27
90473 Nürnberg
|
Griechisches Lyzeum
Rohrteichstr. 999
33602 Bielefeld
|
|
GriechischesLyzeum Hannover
Bonifatiusplatz 15
30161 Hannover
|
Griechisches Grundschule und Kindergarten
Wellendahlerstr. 400
Wuppertal
|
|
Griechisches Lyzeum
Sedanstr. 61,
42281 Wuppertal
|
Griechisches Lyzeum
Hesselnberg 70
Wuppertal
|
|
Griechisches Lyzeum
Heerdter Sanberg
Düsseldorf
|
Griechisches Lyzeum
Dannenbütteler Weg 2
38518 Gifhorn
|
|
Griechische Grundschule
Werstener Feld 55
Düsseldorf
|
Griechisches Lyzeum
Rommelsbacher Str. 63
Reutlingen
|
Hasan KAYIHAN
|
Yorumlar